 |
Nippon Kan'da Uchideshi Olmak
Nippon Kan'da uchideshi olmaya son anda karar verdim. Bunun dojoda yaşmak ve tüm derslere
katılmak demek olduğunu biliyordum. Fiziksel olarak ağır olmasına hazırdım fakat düşüp
kalkmanınAikido dışındaki faaliyetlere de uygulanacağını bilmiyordum.kendi ezik ve çürüklerimizle
uğraşmaktan çok daha fazla uğraşmamız gereken işimiz var. Aikido Nippon Kançıkar amaçlı
olmayan ve AHAN ( Aikido Humanitarian Active Network) adında uluslararası bir insani
yardım organizasyonuna sahiptir. Bu ruhtur ki Homma Sensei'nin dojosunu eşsiz bir öğrenme
ortamı yapar.Bir uchideshi olarak yerel ve ululararası birçok insani yardım aktivitelerine
odaklanmış bir topluluktan öğrenecek çok şey vardır.
Nippon Kan'da öğrendiğim en önemli şey hiçbir şeyin kendiliğinden gerçekleşmediğidir.
Başarılı bir dojonun günlük faaliyetlerinde bile birçok planlama, koordinasyonve çalışma
var. Birçok kişinin çalıştığı dojoda iletişim, grup dinamiklerinin sürmesi için gereklidir.
Bİr ders ya da seminer kusursuz bir şekilde sürerken perdenin arkasında bunu ideal öğrenme
ortamını sağlayan insanlar vardır. Bir uchideshi olarak ben büyük bir topluluğu temel
alan bir okulun nasıl yönetildiğini öğrenme fırsatını elde ettim. Böyle büyük bir topluluğun
sağladığı en büyük imkan ise birşeyler öğrenecek çok kişinin bulunması. Neyi nasıl yapacağını
bilen pek çok insan sayesinde dojo 30 yıldır ayakta. Aynı kişilerin her işi yürütmesi
daha kolay olsa da Homma Sensei yeni bir çok kişinin Aikido Nippon Kan'daki bir çok faaliyette
rol almasına izin veriyor. Bu yolla Aikido ve topluluğa yeni katılmışbirçok kişi günlük
yaşantısına adapte edebileceği pek çok yetenek kazanıyor.
Bir uchideshi olarak edindiğim tecrübelerin büyük bir kısmını günlük faaliyetlerden
edindim. Nasıl öğrenmem gerektiğini öğrendim. Pek çok farklı bakış açısına sahip eğitmen
tarafından birçok Aİkido eğitimine tabi tutuldum. Aikido Nipon Kan sınıflarının en kuvvetli
tarafı, çalışma sıklıkları ve eğitmenlerinin çeşitliliğidir. Öğretme metodlarının çeşitliliği
de günlük hayatta karşı karşıya olduğumuz çeşitlilik gibidir. Hayattada başarı için ne
kadar fazla çaba gösterirseniz karşınıza aşılacak o kadar fazla engel çıkar. Karşıma
çıkan bu engelleri kendimi kısıtlamak yerine geliştirmek için nasıl kullanırım? Bir uchideshi
olarak yaşamak, bana bu soruyu sormayı asla bırakmamayı öğretti. Hergün o günü maksimum
etkinlikle tamamlamak için plan yapıyor, yapılması gereken herşeyi yapıp bir gün sonrası
için kafamda kaygı veya düşünce bırakmamaya çalışıyordum. Fakat çok geçmeden farkına
vardım ki pek gerçekçi olmayan bir beklentiydi. Nippon Kan'da bana asla ne
yapmam gerektiği veya ne kadar sürede yapmam gerektiği söylenmedi, hem de sürekli birşeylerle
meşgul olduğum halde. Dojoyu temizlemek, derslere katılmak, part-time çalışmak ve diğer
işlere koşuşturmak gibi günlük faaliyetler dengelenmesi zor bir yoğunluk oluşturuyordu.
Kendine zaman ayırmanın ne kadar zor olduğunu böylece farkettim. Bir uchideshi olarak
günümü sadece yemek yiyip, uyuyup, duş alarak geçirmiyor, kendi hayatımla uğraşıyordum.
Dojoda yaşamak üzere seçtiğim hayat, ben öğrenmek için istekli olduğum sürece öğretmeye
son vermeyen bir hayattır. Hayatta sizin için büyük değişiklikler sağlayacak, yapmaya
değer herşey her zaman en zor olarak gözükür.
|